bettyfunny etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bettyfunny etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Nisan 2010 Perşembe

Kadın aşık olunca mis gibi hata yapar!

Herkesin peşinde olduğu, kimsenin kaynağını bulamadığı şey değil mi mutluluk? Bu mutluluğu aşk denen illetle bulduğumuzda bir dizi hata yapmamız kaçınılmaz. Aptiyi saptiyi kaybettiğimiz bir süreç çünkü. Gözbebekleri O'nun gözleriyle bakmaya başlıyor biraz.

Yayınlarda da hep ısrarla savunuyorum, aşk patolojik bir hadise aslında. Hatta aslında bir süreç. Bu süreci ben buraya destanlar yazsam da, hayat boyu İclal Aydın-Cezmi Ersöz-Tuna Kiremitçi combo'su olsak da sapıtarak geçireceğiz, yumuşak geçiş falan olmayacak. Bir kere bu konuda netleşelim :)

Erkek gözünden çok bakamıyorum elbette olaya. Zira empati empati, hani bunun ilk pati? Nereye kadar empati yapabilirsin ki? Benim ayakkabımı giymeden bilemezsin demiş bir abi. Aynen de öyle. O yüzden kadınların yaptığı hataları söylemek, az biraz da özeleştiri tadında girmek lazım mevzuya.

Sevgili Hatun Kişiler, bizler. Ne yapıyoruz aşık olunca peki? Sonradan "vay başıma küller yağa" diye ağlandığımız şeyler neler acaba? Buyrunuz genellemelere efem...(bkz: tüm genellemeler yanlıştır)

* Kadın aşık olduğunda, aşık olduğu adamı alıp hayatının orta yerine, hatta daha fenası tepesine oturtur. Adamı bir gezegenmiş farzedersek, kadın bu gezegenin uydusu olur adeta. Fırıl fırıl etrafında döner. Gerek çaktırır, gerek çaktırmaz ama yapar bunu. İki ayrı gezegenken de mutlu olabilecektir oysa ama gözü görmez, bir rotaya saplanır, döner durur.

* Kadın aşık olduğunda çoğu zaman hayallerini o insanın üzerine ya da üzerinden kurar. Kendi hayallerini onunkiyle birleştirmekten ziyade kendi hayallerini bir kenara koyarak karşısındakine odaklanır.

* Kadın aşık olduğunda, diğer her şeyden vazgeçme kapasitesi vardır. Potansiyel sahibidir bu konuda. Adam allah muhafaza "he" dese gider patagonya'ya yerleşir, aborjinlere türk kahvesi yapıp içirir.

* Kadın "bir elmanın iki yarısı" felsefesine inanır. İki ayrı elmanın bir dalda daha güzel duracağını ancak belli bir yaşa gelip yediği kazıkların integralini aldığında öğrenir.

* Kadın aşık olduğu adam hakkında her herzeyi bilmek ister. Neyi ne zaman yapıyor, havlusu ne marka? Annesinin kızlık soyadı nedir? Babası bıyıklı mı? Kaç litre su içiyor? Salatayı hangi sosla sever? Bu tip ipe sapa gelmez detaylar kadın aşık olduğunda adeta bir deve dönüşüp kadını yer.

* Kadın çenesini tutamaz. Elbette kendini tutan şahane kadınlar vardır aramızda ama dediğim gibi bu genellemedir ve istisnalar muhakkak vardır.

Sevgili hatun kişiler, yapmayın. Gözümsünüz, etmeyin. Hani bunları böyle inci gibi dizdim de ben yapmadım mı? Yazdığım her haltı dibine kadar yaptım vaktiyle elbette. Yapmasam ne kadar can yakacağını bilebilir miydim ki?

Siz de benim gibi soba felsefesine inananlardansanız geçmiş olsun tabii. (Elini sobaya yapıştırmadan sıcak olduğunu gerçekten anlayamayan deneyimciler). Fakat okuduğunuzu tatbik edecekseniz ben 30 yılın süzgüsünden bunları çıkardım aşka dair yapılmaması gerekenler konusunda.

Tekrar ediyorum ki bunlar pis pis genellemeler, böyle olmayabilirsiniz -ki değilseniz şahane- uzaktan yakından benzemeyebilirsiniz. Bunlar benim etrafımda ve geçmişimde gözlemlediklerim. Sonra bana çemkirmeyin emi :)

Ha unutmadan bir şey daha var.
Kadın olun, erkek olun, hermafrodit olun..
Ne olursanız olun kimse için hayallerinizden vazgeçmeyin. Emi? :)


Soundbetty: Erkin Koray- Gönül Salıncağı

5 Nisan 2009 Pazar

Gümaydıın :)


Günaydın blog camiamızın çok değerli nef'erleri!
Herkese kocaman bir günaydınnnnn :)

Efendim bu sabah adeta bir sevgi pıtırcığı, adeta bir yavru marul gibi uyanmamın sebebi hep özendiğim gibi kocaman bir kahvaltı sofrası hazırlayacak olmam.

Dün gece sevgilim bana bir jest yapıp gecenin bir yarısı irmik helvası kavurdu, irmik helvası eşliğinde lost'un 5. sezonunu yarıladık, öyle de delimsirek öyle de ruh hastası bir çiftiz.

Ben de ona iade i jest olarak bu sabah krepli mrepli kocaman bir kahvaltı hazırlayacağım.
Tabi bu jestler ve de iade i jestler neticesinde tahminim yakında 450 kilo olacağız ikimiz de. O küçük ayrıntıyı daha sonra konuşuruz :P

Aslında termosa çayı atıp bir piknik çantası hazırlayıp paşamı parka götürüp süpriz yapacaktım ve fakat sabahın köründe formula şeysi için uyandığından dolayı bu pek mümkün olmadı. Beyim diye demiyorum ne zaman süpriz yapacak olsam bir şekilde öğrendiği için bu sefer bu süprizi saklamaya gayret edeceğim.

Bana şans dileyin zira en son krebi 2 yıl önce falan yapmıştım. Durduk yere zehirlemeyeyim adamcağızımı :D

26 Ocak 2009 Pazartesi

Kolbastı

Kolbastı denen şahane hadiseden haberdar mısınız?
Ben bu yaşıma kadar kolbastı izlememişim, nasıl gözümden kaçmış, nasıl öğrenmemişim bilmem zira pek meraklıyımdır bu tarz şeylere.
Efendim kolbastı Giresun kökenli bir Karadeniz oyunu. Folklorik, geleneksel bir oyun ama ben ömrümde böyle enerjik, böyle keyifli oyun görmedim.
Rica ederim herhangi bir tube dan ya da muadili bir siteden kolbastı yazıp aratınız ve izleyiniz.

Bu haftanın keyfi kolbastı, daim olsun :)

14 Ocak 2009 Çarşamba

NoSTATiC [Mim]


Çok sevgili blog ahpabım NoStatic den gelmiş bu mim, itiraf edeyim ki en keyif aldığım mimlerden biri, zira tembelim, liste gibi yazmak, anket doldurmak, hastasıyım bunların.

\o/


Yaptığım Dört İş
* Sahnede pek güzel oynarım, üste para bile veriyorlar valla :) [oyunculuk aşktır hattızatında...]
* Çok pis organizasyon yaparım.
* İki satır da olsa yazmazsam bir gün işim gücüm rast gitmez.
* Söylemesi ayıp 15 dakikada 3 saatlik playlist çıkarırım.
Defalarca İzleyebileceğim Dört Film
* Le fate İgnoranti
* Kingdom of Heaven
* Bruce Almighty
* The Fountain

Yaşadığım Dört Yer
* Ankara
* Çanakkale
* İstanbul
* Düsseldorf
Tatil İçin Gittiğim Dört Yer
* Piedra Irmağı'nın Kıyısı
* Harikalar Diyarı
* Hansel ve Gratel'in Evi
* Erdek [Bak bu gerçeğe yakın oldu :(]
En sevdiğim Dört Yemek
* Köfte [Her türlü]
* Patates [Her türlü]
* Spagetti Bolonez [Bilhassa]
* Krep [ Ölürüm]
Hemen Şimdi Olmak İsteyeceğim Dört Yer
* Annemin Kucağı
* Düsseldorf
* Lunapark
* Hint Okyanusu
Bir Yağmur Damlası Olsaydım Düşmek İsteyeceğim Dört Yer
* Annemin Kızıl Saçları
* Babamın Burnu
* Aşkımın göbeği
* Marmara Denizi [Ölümsüz olmak yihuuu :)]

İş bu vesileyle bir mim i daha başarıyla bitirmiş olmanın derin kıvancı içerisindeyim canlar.
Ben de bu mim i sevgili anneme, süt kardeşime ve sevgilime atıyorum. Hobaaaaaa tutsanıza ya :(

26 Aralık 2008 Cuma

Bitmek Bilmez Topuk Sevdası

Dünya üzerinde anlayamayacağım şeyler kategorisine bu kış yepyeni bir hede daha eklendi dostlar.

Kadınların bitmek bilmez topuk sevdası!

Tamam eskiden de pek anlayamazdım lakin eskiden zannedersem bu kadar zorlama -topuklu- giyen kadın yoktu.

Giydiğini taşıyan, tak taak taaak sırım gibi yürümekte olan bünyelere asla sözüm yok. Çok şık ve seksiler. Helalinden giysinler, yakışır.

Derdim taşıyamadığı ve büyük ihtimalle bunu bildiği halde ısrarla topuklu giymeye çalışan kadınlarla alakalı.


Ey kadınlar, sayın kadınlar!
Biliniz ki üzerinde yürüyemediğiniz her topuklu ayakkabı- çizme ile seksi değil, yalnız ve ancak çişiniz gelmiş gibi görünüyorsunuz.

Kural 1 - Şık/Seksi bir topuklu yalnız ve ancak şık ve jilet gibi ütüsü olan bir kıyafet kombini ile taşınır. Aksi takdirde prensin balosuna yanlışlıkla mutfak kapısından girmiş kibritçi kız gibi görünmeniz çok olası.

Kural 2 - Bacak boyunuz hallice kısaysa veya benim gibi deve gibi kadın statüsündeyseniz dize kadar çizmeler sizi emme basma tulumba gibi göstermekten başka işe yaramaz. (Kendimden biliyorum). Olup olabilecek en seksi haliniz en fazla bir at jokeyine benzeyecektir.



Kural 3 - Küt burunlu bot giymenin bazı ülkelerde yasaklandığını dahi biliyor muydunuz? O derece görsel sıkıntı yani. Üstelik küt burunlu bot dediğiniz şey üç giyimde buruşma yapacağından (en kalitelisinden dahi) maykıl tomas izleniminden başka bir seksapel beklemeyiniz.


Kural 4 - Yürüyüşünüze dikkat ediniz, gerekirse evde ayna karşısında, daha da gerekirse bir arkadaşınızın yanında yürümek suretiyle objektif yorumunu alınız. Yürüyüşünüz penguen gibi ise, kabadayı gibi lambır lumbur ise (ben!), poposu yanmış civciv gibi ise yürüyüşünüzü düzeltmeden topukluya yönelmeyiniz.

Bu noktada bu kadar çemkirebilmemin sebebi zamanında bu hususta en acı tecrübeyi geçirmemdir efendim. Kimse zannetmesin ki ben takkır takkır yürüyebiliyorum da sağıma soluma kibirle bakıyorum. Ha ha ha! Nerdeeeee :)

16 Aralık 2008 Salı

Evlat olsa sevilmez

Evet Uçan Kuş iş Başında, günaydınlar efendim :)
Bu sabahın körü itibariyle keyfimin yerinde olmasından dolayı şöyle fevkaladenin fevki bir tesbite imza atmaya karar verdim.
Abdullah Gül
Her haltı bir yana bırakırsak( politika yazmayacağım amacım başka) hayatımda hiç koala canlısına bu kadar benzeyen bir insan görmemiştim. Samimiyetle söylüyorum kopyası! O değil hayvancağızdan soğudum durduk yere :(

Aralarındaki yegane farklar koala'nın nisbeten sevimli ve zararsız bir hayvan olması sanırım.
Ha bir de sanırım abdullah gül okaliptüs yaprağı ile beslenmiyordur...

26 Kasım 2008 Çarşamba

Photoshopcu Geldi Haaaanım :)

Efendim son zamanlarda en çok sardırdığım iş photoshop ve türevleri. İnanılmaz çok vakit geçiriyorum, bazen güzel şeyler de çıkıyor ne yalan söyleyeyim.

Geçenlerde bir sürü gudik yerde kullanmak üzere bir tasarım geldi aklıma. İş bu yandaki gördüğünüz şirinler şirini puff objesine kulaklık takmaya çalıştım.
(Dj. hesaaabı)

Yapamadım sayın ve de çok sevgili okurlar. Ordan yaptım olmadı, burdan yaptım olmadı, sinir oldum, ter ter tepindim. Bi buldurun be noolur :( Bişeyleri yanlış yaptım ama ne bulamadım, bulamadığım gibi de yıldım, sıtkım sıyrıldı. Burda hazır yapılmışı var kıvamı ne güzel olur ayh :(

6 Kasım 2008 Perşembe

Erkek Blogu

Biraz önce annem yeni şablonuma bakıp şunu dedi:
" Eee kızım, erkek blogu olmuş bu! "
Hahahahahhah geberdim sevgili okuyucu.
Bari biraz çiçek böcek koyayım bir yerlere bir ara :))