12 Mayıs 2008 Pazartesi

Gibi ama değil...


Sabah ayazında kalktım ayağa, camı açtım, soğukla ürperdim. Seni düşünmemek isterken seni düşündüğümü farkettim. Yarım ağız güldüm sonra, bir sigara yaktım. Derin derin soluduğum farkettim sen aklımdayken. Beynimin kıvrımlarında binlerce suretin fink atarken, ben seni sonsuza kadar unutabileceğim bir mecra bekliyordum hayattan.

Hayata devam eder gibi...ama değil.

Devam etmediğimi biliyordum. Sanki arada şalteri indirip tüm yaşamı durdurmuştum. Sen varken akıyordu hayat yalnızca. Sabahlar sen varken beyazdı yalnızca. Kışın bile pofuduk beyaz bir bulut bulurdum seninleyken sanki. Hayat akardı, ben yaşardım, soluk alırdım yavaş yavaş, böyle hınç alır gibi değil.

Nefesti o, evet nefes gibiydi....ama değil.

Ufuk çizgisini seyrettim uzun uzun açık camdan. Denizle birleştiği yere seni koymuştum sanki, şimdi ufuk çizgisi benimle alay ediyordu ve sen şüphesiz o tatlı uykundaydın hala. Bunları sana yazdığımı bilemeyecek kadar uzakta, üzerindeki örtüye sarılmış uyuyordun. Uyurken seyretmek istedim seni birden. Oysa uyurken harika değildir insanlar. Savunmasız uyurlar,sessiz ve kıpırtısız bazen. Uyanıklığın o vahşi hayvan tadı yoktur damakta.

Zararsız gibisin şimdi, hiç kalp kırmamış gibi...ama değil.

Hafıza bazen ne kadar acıtıcı bir zemberek geriye dönen. Bir sigara daha yaktım şimdi. Geriye dönen zamanı tutmaya çalışıyorum şimdi ellerimle. Zaman dönüyor, acıtıyor, ellerimden kayıyor. Ah ömrüm akıyor ellerimin arasından, ömrüm akıyor! Saçının bir teline bağışaldığım ömrüm sen gidince o da soluyor. Her bir zerresi teninin, tenim tenini arıyor. Sen gidiyorsun ömrüm seninle geliyor.

Ölecekmişim gibi...ama değil.

Yaptığın son resim duruyor hala şövalede. Boyası bile kurumamış daha. Ah nerelere götürdüler, kimler sevdi seni benden sonra, nereye götürdüler? Gözlerin dolardı bana bakarken ve dokunurken titrerdin sanki kırılacakmışım gibi. Kimlere bakmaya kıyamıyorsun şimdi? Ya gözbebeklerin? "Gözbebekleri" demiştin "hatırlar herkesi." Hatırlıyorlar mı şimdi beni? Kimlere bakmaya kıyamıyorsun şimdi?

Sever gibi....ama değil.

Şimdi birilerinin bembeyaz çarşaflarına dolanmış yatıyorsun. Okşadın onu ve sevdiğini söyledin. Beni sevmediğini ispatlamak için nefretle seviştin onunla. Canını yaktın. Sabah kalktığında mutsuz olacaksın ve ben ..sensiz hiçbir saniyem mutlu olmadı ki.. Geri dönmeyi göze alamayacaksın, arkana bile bakmadan uzaklara gideceksin biliyorum.

Terkeder gibi...ama değil.

Gün ağardı, kuşlar gittiğinden habersiz henüz. Neşeyle ötüyorlar oysa bilseler gittiğini..Gün ağardı, ağlıyorum hala, sırılsıklam yüzüm...

Yağmur gibi...ama değil.
Değil...



'Dedicated to prettyinpink'

5 yorum:

zero dedi ki...

Yıllar yıllar evvelki bir ruh haline ziyarette bulundum bu satırlarla. Bir insanın bir ömür, birden fazla yakalanmamasını dileyeceğim kadar ağır bir durumdur bu.

betty puf puf dedi ki...

Ben de ta yıllar evveli anımsayarak yazdım allahtan, o kadar acısa yazamazdım muhtemelen..allahtan...
ikincisi yaşanmaz evet, zaten o da ilkti. herkes sadece bir kere yaşasın..evet.

prettyinpink dedi ki...

oyyy kuzum...

=/

Tod or not Tod dedi ki...

İstanbul’a bahar gelmiş.
Aşık değil gibi...ama değil.
Bir saz, bir söz, bir kelime.
Keyifsiz gibi...ama değil.

İstanbul’a bahar gelmiş.
Sözde ayık, özde sarhoş.
Kim tutar bizi ey kahpe!
Gözde ışık, tende varoş.

T.T.

Adsız dedi ki...

gibiyse zaten değildir değil de değildir gibidir gibi ayrı bir şeydir saygılar.