15 Mayıs 2008 Perşembe

Buğulanırım, bas ilacı, dindir acımı...


Canım yanıyor.

Bu cümleyi içimden veya dışımdan günde kaç kere söylüyorum kimbilir.


Canım yanıyor ve dindirecek birşey yok şimdilik.


Çok isterdim.


Biri gelsin ve kılıfa bakmadan ruhumu görsün,




Yaralarımı sarsın,

Herkes istemez mi sanki...
Benimki de hayal işte..
Buğulanacak biri işte o.
Olmayan o.

Canıma kılıf olan tenim o kadar acı veriyor ki artık bana...
Ayağa kalkamıyorum düştüğüm yerden.
Deprem olsa kaçamayacağım kilitlendiğim hücreden.
İçinde nilüferler olan yeşilimsi sular düşlüyorum.
Adım atınca nilüferlerin üzerindeki çiy damlaları saçılacak, öylesine cennet...
Dizlerime kadar gireceğim suya sonra sırtüstü bırakacağım kendimi...
Gittiği yere kadar.
Suya üç nokta çizeceğim elimle.
Devamı var gibi,
Umut gibi...

Canım yanıyor.
Anlatamıyorum kimselere, kimseler anlamıyor.
Hergün içime işleyen acıyı anlamıyorlar.
Herkes o kadar kendi acısının peşinde ki,
Herkes o kadar kendine "önemli" ve "özel" ki..
işin komik yanı düşündüğümde onları da anlıyorum...ama anlatamıyorum.
Hani rüyalarda bağırırsın da sesin çıkmaz..
Tam da öyle aslında.
Ruhum çığlık atıyor ama herkes bedenime bakıyor.
Orda birşey yok ki..
Bildiğin kılıf, kof
Bakmasalar oraya, biraz daha dikkatli baksalar veya..
İçimi görecekler...

Küçükken hep uzaklara gitmek istedim ben.
Gittim de...
Gidince baktım ki tutku "uzaklar" değil gitmekmiş.
Duramamak bir yerde.
Bağlanmamak..acımasın diye belki de..
Büyüdüm, değişmedi kaderim.
Canım acıyor ve belki de gideceğim....
Nilüferlerin ve o güzel toprak kokusunun olduğu ""o" yere...
Kimselerin olmadığı kadar sabah olan yere...

Yapacak çok işim vardır hep benim,
Yazılacak yazılar,
Dinlenecek müzikler,
Konuşulacak arkadaşlar,
Hiçbirini yapamadığımı farkettim bugün.
Bu sakin hayatımın içinde gereksiz bir telaş olmuş,
Biryerlere yetişmek ister gibi..
Hep gidecek gibi..
Canım acıyor ve belki de gideceğim...

Tanrı ya da inandığınız herneyse,
Derler ki kaldıramayacağından fazlasını vermezmiş değil mi..
Hayır değil..
Ben çözdüm bunu.
Tanrı insanlara acıyı veriyor çünkü sanatçı veya filozof olmalarını istiyor!
Rahatken Tanrıyı düşünen var mı?
Acı bizi O'na yaklaştırıyor. Sır bu!
O gölün, o nilüferlerin, o cennetin sırrı...

Canım acıyor..
Nilüferler... çok yakınımda duruyor...

7 yorum:

Tod or not Tod dedi ki...

Aşk var... Aşk var... Herkes kendine yaşıyor bu dünyada. Sen de kendini yaşa be canım. Kendi üç noktanı koy...

betty puf puf dedi ki...

anako işler nanay :) (anladın sen...)

betty puf puf dedi ki...

Çok müteşabih bir yorum olmuş hemen sıvayayım, aşk var zaten hep var da, da sı üç nokta...

Bilge dedi ki...

Sen varya hep başkalarının canını acıtmamak için kendi canını acıtırsın...
Sen var ya sen,hep başkalarını yaralamamak için kendini yaralarsın...
Söylemek istediklerini, kelimeleri illüzyon gibi bir sihir gibi gözlerimizin önüne serer ve büyülersin...
Bu acıları ve yaralanmaları büyümek için seçtin belki de. Ama artık büyüdün be güzelim acıtma artık canını..
şairin dediği gibi belki de;
AH, KİMSELERİN VAKTİ YOK
DURUP İNCE ŞEYLERİ DÜŞÜNMEYE

betty puf puf dedi ki...

geçicek madre, hepsi geçicek. önce allah sonra sen varsın :) iyi ki yapmıssın beni hatun yoksa dertsiz kalıcaktın ehihi :)

kaldirimcocuklari dedi ki...

Bu ruh haliyle bu yazıyı okumak iyi geldi:) ben anlatmak istesem bu kadar güzel anlatamazdım deriz ya bazen öyle oldu işte...

betty puf puf dedi ki...

@kaldirimcocuklari bazen içimizin astarı da yüzü gübü anlatılmak istiyor, başka bir yerde görünce tanıdık geliyor, dokunulmuş geliyor. Çok teşekkürler, bunu yakalayabilmek çok özel benim için...