8 Mayıs 2008 Perşembe

Gökyüzü...Aydınlık mısın benim kadar..ve karanlık...

Günün en kolpa saatlerinde yazıyorum bunları. 24:00 ile 01:00 arası kolpadır bence. Çoğu kişi karıştırır, çocukken öğrenene kadar iflahınız kurur falan. Niyetsiz, gereksiz bir dilim..
"Wish you were here" çalıyor kimbilir kaçıncı kez...
Çok seviyorum bu şarkıyı, tüm umutsuzluğuna rağmen hala umutlanabilmesini.

Sağ tarafımda şarap ve kahve yanyana ama su içiyorum ben bol bol, üşüyorum.
Sık üşümem ben enteresandır, üşüyünce de kanım çekilmiş gibi olur. Niye bu kadar gereksiz bilgi verdim ki?
Sanki tüm eşim dostum sağımda kalan kahve ve şarap gibi..Birşeylerin tesellisini hem arıyorum, hem teselli etmesinler istiyorum.
Geçen hafta çok önemli birşeye olan inancımı kaybettim ben. Hayatta en önemli addettiğim güce küstüm.
Ben küstüm o intikam aldı.
Tekrar başladı... Tam bitti sanarken yine başladı küçük kabuslarım. Yine başladı...
Annem okusa mesela şimdi şunları, çok kızar bana. "En büyük ölüm umutsuzluktur "der. "Aynı şeyi döne döne yaşamanın bir sebebi var " der.

Bu sefer uslu kız-dım anne. Bu sefer o başlattı!
Dönüp yukarıyla kavga ediyorum hep.
Fani bir insana bu kadar yük yüklemek neden... Aynı şeyleri yaşatmak.. Tam iyileştim sanarken, süpriz yapıp böö diye kötü kötü hücreler yollamak neden? Yaşamasına izin verip mahrum kılmak neden? Küstüm bu sefer, oynamıyorum. Çizdim Oynamıyorum....

7 yorum:

Cevval Portakal: dedi ki...

12 güzel 1 de güzel ama arası kötü cidden.
-Saat kaç?
-Yarım.
-He?
-Saat Yarım
-Onikibuçunk mu?
-Yok yarım.
-Pili bitmiştir onun.
Bu arada "wish u were here" üzerine "high hopes" üzerine de "brain damage" dinlenince insanın, "Shining" filminde deliren Jack Nicholson ile Willy Wonka arasında bir yerlerde kaldığına dair bir rivayet vardır. Şahit olmadım ama.

Aydan Atlayan Kedi dedi ki...

Ben de çok sık kavga ediyorum onunla. Anlayamadığım şeyler var belki diyorum hayatın içinde hani derler ya bir denge, karmaşanın düzeni vardır. eğer öyle ise bile ben sorularına makul cevaplar bulamayanlardanım. Tüm kavgalarım, küskünlüklerim bu yüzden. Umudu kaybettiğim zamanlarda oluyor. İşte o zaman tüm anlam yitip gidiyor sanki kavgalar artıyor. Ne yapmalı bilmem ki?

Beautiful Disaster. dedi ki...

"fani bir insana bu kadar yuk yuklemek neden" .. ben de bunu sorgular oldum son donemde. bu kadar yuk'un karsisinda umutlu olmamizi beklemek saka gibi. kalp kirikligi, yurek buruklugu her daim. oynamayi biraktim ben de, seyrediyorum..

klasik tatlar dedi ki...

Anneler günümüz, hepimize kutlu olsun. Nice, yıl dönümleri dileği ile..

zero dedi ki...

Şu yazının sonunda sorduğun sorular var ya, "Yaşamasına izin verip mahrum kılmak neden?"le biten. Bir gün cevapları bulursan bana da haber ver olur mu? Anlayabilsem konuştuğu dili barışacaz belki ama yok olmuyor. Tam kişisel olarak barıştık, sorunumuz kalmadı diyorum, açlıktan ölmüş bir çocuk resmi çarpıyor gözüme bir yerlerde, patlayan bombalar, lime lime olmuş insan bedenleri... Yok, diyorum, olmayacak, anlaşmamız mümkün değil. Olmadı, olmuyor, olmayacak da...

ilham perisi dedi ki...

Bence kavga yerine barışı dene bak herşey yoluna girecek.
Eğer o birşey veriyorsa ardında çok şeyi gizler.ve büyüdükçe ,büyütüldükçe göreceksin ki iyiki yaşamışım,yoksa ben ben olamazdım diyeceksin...

betty puf puf dedi ki...

Teşekkürler yorumlarınız için. Sanırım sadece ben değil O!ndan cevap bekleyen. Sorduğu soruları içinde dantelli ukdeler yaratan...
Dilerim alırız cevapları ama şimdilik pas dedim ben.
En azından bu el.