1 Mayıs 2010 Cumartesi

Yine mi Güzeliz?

Eve yenice geldim sayılır, dost meclisiyle "iki tek attık." Kafam öye şeker gibi ki, iki tek işin teşbihi elbette. Epey bir tek yuvarlandı. Güzeldi, şenlikliydi.

Kanundan çıkan o nefis mırıltıları dinlerken, hep de denk gelen "o" şarkıları dinlerken dalıp dalıp gittim yine. Kimselere çaktırmadım. Alıştım zaten bazı şeyleri kimselere çaktırmamaya.

Aşk'a dair en çok neyi özlediğimi düşündüm. Ne sevgi sözcükleri, ne o, ne bu. En çok, en burnumun direğini sızlatırcasına özlediğim şey "el ele" olmak. Galiba bu benim kafamda en çok "yanındayım" ifadesi taşıyan şey. Aksi takdirde ne zaman gözümü kapasam bunu düşünmem. Garip bir biçimde, hatta komik biçimde masum bir şey bu öte yandan. Genelde masumlukla pek alakam yok benim. O yüzden garip ve komik geliyor belki ama böyle...

Rakıyı seviyorum, en az aşkın iki kişilik olanını sevdiğim kadar. En az gözlerine bakınca içimin sıkışması kadar. Rakı iyi geliyor bana. Düşünüyorum da keşke rakı kafamı zenginleştirip şeker gibi yaparken ellerini de uzatıverse bana. Hem yanıbaşımda, hem uzak ellerini..

Keşke.

2 yorum:

Prometheus dedi ki...

yine mi çiçek hamdolsun...

disconnectus erectus dedi ki...

el ele deyince, tam da şunu okuyordum, hem rakıya da uygun yazar itibariyle:

"Ne kadar çok elimiz varmış meğer!
İlkin, senin elinle tutuşan benimki
Sonra çocuklarınki
Gençlerinki
Tekel İşçilerininki
Sonra, ellerin elleri...
Ne kadar çok elimiz oldu, baksana,
Tutuşa tutuşa
Bir orman yangını gibi

can yücel"