19 Ağustos 2008 Salı

Eline Sağlık Tanrı'm...


Bazen kaderi mükemmel örülmüş kocaman bir dantel'e benzetirim.

Mükemmel tasarlanmıştır. Şu an onu anlayamamış olmamız mükemmel olmadığını göstermez ve bir şekilde hayatımızda yolumuzun kesiştiği herkes de desenlerin, renklerin arasında biryerlerdedir.

Yakından tanıyan dostlarım Tanrı'ya ne kadar aşkla bağlı olduğumu bilir. Geçmişe dönüp baktığımda, bu mükemmel tasarımın içinde O'na isyanım da vardır. Tekmelenip, bas bas bağırıp ağlamam da ama değişmeyen tek şey sevgisi, işte o sabittir....

En çok hayran olduğum şey bu mükemmel örgüsüdür O'nun. Binlerce insan tanıyoruz. Binlercesi sebepsiz giriyor hayatımıza ve çıkıyor sebepsiz. En azından biz sebepsiz sanıp bakakalıyoruz ardından onların. Sevgili olsun, arkadaş olsun, aile bireyi olsun. Kendi gerçeğimde bunun açıklaması onun makarsında bize harcaması gerek ipin bittiğidir.

Gerçeklerim liriktir. Kimseye uymayabilir. Ya da belki sizin kafanızdaki kader örgüsünde cuk oturabilir, bilemiyorum. Tamamen kişisel sabitim bunlar.

Yıllarca Tanrı için ya da Tanrı adına kafa yordum. Hala da yoruyorum.

Neden burdayım?


O kadar acı çektim ki...ajitasyon edebiyatından hoşlanmıyorum ama...
Kocaman bir "ama" sı var bu cümlenin.
Hakikaten "hasta" olmaktan nefret ediyorum. Bundan alacağım ders nedir, neden böyledir?
Geçer mi?
Geçmez mi?
Ölür müyüm, kalır mıyım?
Dün, artık hafakanlar bastığında yine, vasiyetimi yazmayı düşündüm. Sonra vazgeçtim düşününce. Hem bırakılacak hiçbirşeyim yok :) .
Hem de bu yenilgiyi tamamen kabullenmek olmaz mı?
Belki de Tanrı savaşmamı istiyor...

Tam beş yıldır savaşıyorum. Uzun süren savaşlarda ordu yorulur bilirsiniz...Uzun ağrılı süreçler bunlar. Geçecek biliyorum. Daha önce başardım çünkü. Yine yapabilirim. Dünya'nın en kötü şeyi değil sonuçta.

Vazgeçme noktasına çok geldim hayattan ama yapamadım. Bunun çok sebebi var. Başta Tanrı, sonra annem ve Dünya'da işimin bitmediği düşüncesi.
Zor, zor arkadaşlar.
Kendi hayatımın anı anına yazdığım ilk yazısı bu. Okuduklarınız hep geçmişti yakın ya da uzak. Ya da hayatımdan yola çıkıp yazdığım şeyler.
Bu ilk. Bu kadar şeffaf anlatışım en azından...

O yazmamı istiyor.

Bunu mantıklı bir şekilde nasıl izah ederim bilmiyorum ama tamamen hissettiğim bu.
Yazmak.
Yazmak yaşamanın,
Yazmak savaşmanın,
Yazmak herşeyin yarısı...

Aslında her yazıya mutlu birşeyler yazmak için başlıyorum, istisnasız. Hayat amacımın güldürmek olduğunu düşünürdüm bir ara. Yüzyüze tanısanız komik de insanım valla :) ama buraya gelip oturunca nedense kusuyor içimdekiler kendini.

Yazdıklarımda amacım hiç ağlatmak olmadı ama neticesi hep o oluyor okununca, biliyorum. Hem yorumlarınızdan, hem de hislerimle anlıyorum çünkü ben yazarken ağlıyorum. Sonra da ağlattığım için üzülüyorum. Bu yüzden bazı yorumlara cevap dahi yazamıyorum. Ne diyeceğimi bilemiyorum.

BİR GÜN...


Biliyorum bir gün buraya mutlu şeyler yazacağım.

Denize girebildiğimi nihayet.
Kocaman bir çilekli dondurma yediğimi.
Artık iğnelere gerek olmadığını,
Artık dolabı açınca koca serum şişeleriyle burun buruna gelmediğimi...
Artık pansuman yapmadığımı...
Sevdiğimi, sevildiğimi...
Hatta belki bir gün evlendiğimi bile burdan yazacağım :)

Makaralarımızın yettiği kadar...
Yine de, herşeye rağmen, bu kadarı bile, güzel bir desen oldu.

Eline sağlık Tanrım!

8 yorum:

Murat dedi ki...

Yaradan siyah ve beyazi yaratip salivermi$ bizi ortama..Renkleri sunmu$ capcanli..Alin demi$ istediginiz gibi kullanin..Kullanin demi$ ama, kullandiginiz her rengin getirdigi ve getirecegi sorumluluklari unutmayin.. Yazi icin cok te$ekkur ederim :)

betty puf puf dedi ki...

Ben de resim için :) Makara candır :)

pesimist koala dedi ki...

az önce tanıdım seni , biliyodum ben aslında seni yan komşudan (prettyinpink) ama okuyunca tanıdım... sende yüzlere gülüp yazılara ağlayan , içini satır satır damlatanlardansın... hatta eminim müziksizde hiçbirşey yapamıyorsundur kesin . belki dışardan bakıp ne gamsız diyenler bile vardır bana dedikleri gibi ...

tanıyorum seni artık , memnun oldum da üstelik tanıdığıma :) şu dokuma sanayiine bi makarada benden koy :)) siyah olsun ama rengim...

betty puf puf dedi ki...

@pesimist koala: Yazdıklarının hepsi (müzik kısmı dahil ) satır be satır doğru. Bazen insanın burnunun dibindekiler tanıyamazken hakikaten bir an tanıdığım "biri" olduğunu düşündüm :)
Memnun oldum geldiğine komşu.
Makaran sarıldı bile :)

KuPa k1z1 dedi ki...

sevgili betty puf pufum Öyle içten yazmışsınki aynam gibi dedim ya bu kızda benim gibi yani günlük hayatta güllük gülüstanlık ama aslında içi solmuş çiçek gibi.Hayata kırgın ne bilim....Bu sorgulamaları bende yaptım haklı olarak.En sevdiklerim terkedince beni.Neden?Hep neden ? derdim.Kader diyorlar ya hatta bazıları kaderimiz kendim çizerim diyor.Hangi insan kaderini kendi çizerki yalnız herşeyde vardır bir sır dalınca boğulursun artık sorgulamıyorum.Şükretmem gerektiğinde şükredip.Aslında isyan etmem gereken yerdede bir şükür etmem gerektiğini biliyorum...Biraz karamsar bir yanımız vardır elbet.Neşeli insandan bu yüzden korkmalı insan içi aslında o kadar gülümsemez...Seni anlıyorum...Bir makarada bana sar olur mu?Rengi beyaz olsun...Severim beyazı duru olduğu için...

dilsuhte dedi ki...

Allah sevdiği kuluna dert verirmiş derler.
Ne mutlu sana, sevgin karşılıklı.. : )

Hüseyin Güneş dedi ki...

Merhaba "Dün, artık hafakanlar bastığında yine, vasiyetimi yazmayı düşündüm. Sonra vazgeçtim düşününce. Hem bırakılacak hiçbirşeyim yok :)."

Çok güzel bir yazı yazmışsın ellerine sağlık, ama nedir bu isyan böyle daha çok yaşanıcak şeyler var.(iyisi ile kötüsü kısmet artık)
Şuan benim bu yazını okumam bile bence bir hayat örgüsü benimde böyle bir inancım var herşeyin bir nedeni olmalı.....(Bir şeyin oluru varsa olur, olmaycaksa asla olmaz mantığındayım)
(Benim içinde yeşil bir makara koy.)
Güven verici bir dinlendirici bir renk
Görüşmek üzere...

betty puf puf dedi ki...

@Kupa K1ZI : Beyaz en güzel , beyaz en temiz ve masum ama korkutuyor beni hep lekelenir diye. Sen bembeyazsın, Tanrı korusun :) Koydum makaranı ve dua ettim kimse leke bırakamasın üzerinde diye :)

@hüseyin güneş : Yaşanacak çok şey var evet. O an içimden geleni yazdım artık sanırım bir patlama noktasıydı :) yeşil çok sevdiğim bir renk. hemen aklıma yazdım makaranızı...
"murad" olsun :)