16 Mart 2008 Pazar

Varlığımdan prangalar eskittim...


Çocukluğumdan kalan en eski anı belki de o kahvaltı sofrası...
Uykuyla uyanıklık arası, yatakta debeleniyorum. Bilmediğim garip bir müzik çalıyor radyoda...
Annemin "kahvaltı hazııır" sesiyle mutlu mutlu gülümsüyorum. Babam gitar çalıyor, radyoya eşlik etmek ister gibi...
Bir aile olduğumuz son mutlu anı bu. Bu yüzden belki o kadar özenle saklayışım...
Hayat aslında mutluluktur, mutsuzluk için çabalayan bizleriz diyorum hep...
Bu anı o kadar mutlu ediyor ki beni...
Halbuki hüzünlendirmesi gerek zira artık ne bir sofra var yumurta tokuşturulan, ne gitar çalan bir babam...Ne de bir müzik çalıyor hayatımın fonunda tıpkı o gün gibi...
ama mutluyum...
ama bu anı o kadar "mutlu" ki,
o kadar çocuğum ki, o kadar habersiz...
sık sık aklıma getirmiyorum güzelliğimi gölgelemesin diye...
usulca saklıyorum çıkardığım çekmeceye
şimdiki mutluluklarımı gölgeler diye...

2 yorum:

prettyinpink dedi ki...

içimizi kanatan ilk erkekler babalarımızmış işte be beti.. sonra gerisi geldi bir şekilde, sen de biliyorsun.. bir bakıyorum ardıma, babamla başlayan "birlikte kahvaltı etmeyi özlediğim adamlar" kervanı uzuyor yalnızca ben yaşadıkça.. babalarımızdan mıdır acaba hayatımızdaki bütün erkeklerin bir bir gitmesi?

betty puf puf dedi ki...

ilk sevdiğimiz ilk yanında ağladığımız adamların bıraktığı izler hiç geçmiyo ki kuzum. üstü örtülüyo ama kaşıyınca kanıyıveriyo işte...
kanar ki bu!... yine de tebessüm edelim :)